Küçük Büşra’ya dedesi bir kolye hediye etmişti. Kolye sekiz elmastan oluşmuştu. Büşra çok sevinmişti. Dedesinin kucağına oturmuş bir yandan rengârenk elmaslardan oluşmuş kolye ile oynuyor, diğer yandan dedesinin beyaz sakallarını okşayıp duruyordu. Onu yanaklarından öpüyor, cıvıldayan sesiyle teşekkür ediyordu. -Çok teşekkür ederim dedeciğim. Bana aldığın kolye ne kadar güzelmiş. Ne kadar sevdim bilemezsin. Çok sevindim. -Seni sevindirmek benim çok hoşuma gidiyor. Onun için bu kolyeyi sana aldım kızım. Büşra: -Dedeciğim benim, diyerek dedesinin boynuna sarıldı ve onu defalarca öptü. Elinden tuttuğu kolyeyi salladıkça elmaslardan ışıltılar yayılıyor, bir renk cümbüşü oluşuyordu. -Dedeciğim bir şey sorabilir miyim? dedi Büşra. -Elbette sorabilirsin kızım. -Neden elmasların üst yüzeyleri çok güzel renklerden oluşmuş da alt yüzleri hep siyah. Sadece siyah değil aynı zamanda basit ve kalitesiz görünüyor. -Bu soruyu sormanı bekliyordum benim cici kızım. Bak benim küçüğüm. Beni iyi dinle. Bu rengârenk elmaslar da, o alt taraftaki kalitesiz siyah elmaslar da hepsi netice olarak karbon dediğimiz maddeden oluşur. Kömür yani. -Öyle mi?... -Evet kızım. -Fakat neden farklı farklılar? -Oluşma şartlarının farklı oluşlarından. Farklı şartlar altında kimisi böyle güzel güzel renk ve şekiller alıyor kimisi de siyah, basit bir halde kalıyor. -Sayısı neden sekiz tane? -İşte bu sorunu da bekliyordum sevgili kızım. Elmasların sayısı neden sekiz tane?... Cennetin sekiz kapısı vardır. Cennetleri Allah, yüce kitabımız Kur’an’da medh etmiştir. Müslüman olarak ölenler Cennette ebedi kalacaklardır. -Ebedi ne demek dedeciğim? -Devamlı demek, sonu olmayan demek. -Sonra dedeciğim. -Sonrası Cennet demek, güzel güzel bahçeler demektir. Yemişler, çiçekler, ırmaklar, kuşlar demektir... Rahatlık, hoşluk, mutluluk, sevinç demektir… Büşra Cennete çok imrenmişti. -Allah bizi Cennetine koyar mı dersin dede? -Müslüman olarak yaşayan ve Müslüman olarak ölen herkes Cennete girecektir kızım. -Peki dede, sekiz rakamından bahsediyordun. -Evet kızım. Cennetin sekiz kapısı vardır. Her kapının açıldığı Cennetin özel bir adı vardır. Cennete girmek için bazı amelleri işlemek gerekir. Meselâ: ‘Firdevs Cenneti’ne namaz kılanlar girecektir. ‘Huld veya Reyyan Cenneti’ne oruç tutanlar girecektir. ‘Naim Cenneti’ne hacca gidenler girecektir. ‘Vesile Cenneti’ne zekat verenler girecektir. ‘Me’va Cenneti’ne cihad edenler girecektir. ‘Adn Cenneti’ne tevbe edenler girecektir. ‘Dar-ül Karar Cenneti’ne sıla-ı rahim yapanlar girecektir. ‘Bab-üs Selâm Cenneti’ne takva sahipleri girecektir. Evet demin de dediğim gibi Cennetlere iyi kimseler girecektir. Güzel kızım şuna da dikkat etmeni istiyorum. Kolyenin her elması görüyorsun ne kadar güzel renklerden oluşmuş durumda. -Evet dedeciğim. Yeşil, beyaz, mavi, kırmızı, sarı... Birbirinden güzel renkler. -Ama kolyelerin alt yüzlerine bakarsan hepsi de simsiyah. Halbuki hepsi de karbondan oluşuyor. Öyle olduğu halde elmasların kimi iyi kaliteli oluyor, kimi de kötü oluyor. Kömür gibi basit ve simsiyah. İnsan Allah’ın dediklerini yaparsa iyi insan olur ve Cennete girer. Allah’ın emirlerine karşı gelirse kötü insan olur ve Cehenneme girer. Cennet ne kadar iyi ve hoşsa Cehennem de o kadar kötü ve ızdıraplıdır. Elmasların alt tarafına siyahlarını koydurmamın bir sebebi var. Bu kolyeyi ömrün boyunca kullanacaksın. Ömrün boyunca bu kolye sana hem Cenneti ve hem de Cehennemi hatırlatsın. -Sekiz elmaslı kolye ve Cennetin sekiz kapısı... İnşaallah ömrüm boyunca aklımdan çıkmayacak.
|